Bir Demet Tariz – Miraç Meriç Ayal

Sayın kardeşlerim, değerli arkadaşlarım, sağdan ikinci sıradaki ölümsüzlük iksiri sarışın, kıymetli konuklar, edebiyat ve kültür bakanımız, kuşmerin muhtarı, amcasının facesinden giren Burak,  o fırtınada çırpınan beyaz yelken ellerinizle Hikintus fakirhanesine teşrif etmenizden muazzam bir kıvanç duymaktayız. Lakin hangi yüzle geldiğini bilmediğim, bir şekilde cesaret edip gelmiş kulağı küpeli, burnu delik arkadaşım çıkar o sakızı ağzından.

Bugün burada olmamızın sebebi mensubu olduğum topluluğun kinini ve nefretini dile getirmek, ekmeğin kalbinden koparmış olduğumuz pamuk, nur topuna bir çorba kaşığı torku sürerek geçirdiğimiz şu gece yarılarında biraz dikkat çekebilmektir. Hem Araklılı ünlü düşünür Çatapat Ahmet’in de dediği gibi “Yalnızlık muhatap ister”.

Gün geçmiyor ki bir gariplik daha yaşanmasın, gün geçmiyor ki bir gariplik yaşanmasa dahi insanoğlu kendi varoluşuna hayret etmesin. Geçen gene gidiyorum… ( &@);re gidiyorsun be adam). Duyamadım efendim. ( NERE GİDİYOSUN BE ADAM). Dinlerseniz anlatacağım beyefendi. Evet.  Ne diyorduk. Hah şaapıyordum. Beyefendi tebrik ederim nereye gittiğimi unutmuş oldum. Madem öyle geçiyorum.

Hayır, geçmiyorum bu konu çok önemli. Gidiyorum yoldayım. Zaten İstanbul’da bir üniversite öğrencisi ya yoldadır, ya bir yere gidiyordur. En olmadı geri dönüyordur. 5 vesait demek istiyorum yani. Buradan ilk kınamamızı abonman ücretlerine gönderiyoruz. Ücret demişken babamın ödediği 83. Ev kredisi taksitini de kınıyorum. Evet.

Canııım Türkiye’mde aydınlık bir geleceğe yelken açma uğruna gecesini gündüzüne katarak ümidini din edinmiş, dirsekleriyle masaları yoldaş olan üniversite gençliğinin ( bu cümleye nokta koymak yürek burkar ) bazı örümcek kafalı medeniyet düşmanı gerici odaklar tarafından 18 liralık waffle ile oyalandırılmasını ve tekrar yeri gelmişken menopoza giren bir feminist kızıl saçlı teyzenin regli olamayışını kınıyorum. Evet.

Biiiz Ertuğrul’un, Fatihin, Nihal Atsızın torunlarıyız biz , biiiiiiz gençliğimizi yedirmeyiz. Devletinin bekasını yaşam gayesi edinmiş olan biiiizleeeer önümüze koyulmaya çalışılan her türlü engele tepki göstermekle yükümlüyüz özellikle öğrenci kartıyla goygoy veyahut bir ihtimal kız düşürürüm niyetiyle girmiş olduğum kütüphaneden tekrar öğrenci kartıyla çıkma mecburiyetine maruz bırakılırken.

Hem bir okul bin üniversite kapatır gibi bir lahzaya tahammül edemiyoruz. Bilmem kaç bin nüfuslu üniversite topluluğunun potansiyel bir haydut çetesi olmasını hazmedemeyiz. Biiiiz Fatihin.  Haa onu demiştim. Tamam olsun. Hem doğru değil mi? Tekrarlamakta fayda var.  Hakikat aşikarlık kazansın. Evet.

Bugünlük bu kadar yeter. Esasında daha kınanacak çok şey var: yemek sepetinde joker yakalayamamak, İstanbul İzmir arasının bilmem kaç kilometre olması, göktaşlarının gök kubbe üzerinde oluşu, terzinin kendi s*kiğini dökememesi, pardon , kendi döküğünü s*kememesi gibi. Evet.

Türkiye’nin bu kadar karanlık bir döneminde bu topraklarda dünyaya gelmekten büyük hüzün duymaktayız. Her türlü imkândan yoksun kalan bizler Avrupa’nın ışınlamayı bulmasını temenni ediyoruz. Evet.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s