Sengoku Jidai – Burak Ertürk

Tarih kitaplarında Amerika’ya ”Zero”larıyla kafa tutan, çocukken televizyona bağladığımız Atari ve oyunlarının yapımcısı, çubuklarıyla pirinç yemekten uhrevi zevk alan Japonlardan bahsedeceğim bugün sizlere! Ada ülkesi olmaktan, bir dünya devi olmasına kadar olan yolu olmasa da bu sürecin bir kısmından bahsedeceğim. Sengoku Jidai’den bahsedeceğim biraz, iç savaştan yani.

1570_wiki

Sengoku Jidai, Avrupa’da Orta Çağ’ın sonu, Rönesans’ın başına (1467-1615) denk gelmektedir. O dönem Avrupa’da olduğu gibi Japonya’da da feodalizm etkisini hissettirmekte fakat güç merkezleri farklılık göstermektedir. Avrupa’da hakimiyet kralda iken Japonya’da iki farklı gücün yönetimi söz konusudur. Bunlardan biri “imparator” diğeri ise “shogun”dur.

Shogun’a (Sei-i Taishōgun), kelime anlamı olarak ”barbarlara karşı oluşturulan seferi kuvvetlerin başkomutanı” gibi zorlama bir anlam çıkarabiliriz. Ünvanına karşın sadece askeri bir lider olmamakla beraber, güçlü oldukları dönemde ticaret, dış işleri, devlet idaresi gibi birçok meseleyle ilgilenmişlerdir. Güçlerinin kaynağı direkt olarak askeri kuvvetlerden gelmektedir. Japonya’da bulunan tüm askeri güçlerin komutanıdır. Ülkede bulunan tüm “daimyolar” (toprak ağası) Shogun’a tabiidirler.

Daimyolardan bahsederken Japonya’nın siyasi yapısına da değinmek isterim. Avrupa’nın aksine Japonya, ülke boyunca küçük küçük klanlardan oluşmaktadır. Yukarı koymuş olduğum harita bu dönemin dikkat çeken klanlarını göstermektedir. Bazı özellikleriyle kuruluş dönemindeki Amerika’nın siyasi yapısına benzetebiliriz. Ufak özerk devletler olmalarına rağmen tüm klanlar Shogun’a ve dolayısıyla imparatora bağlıdırlar.

7348417
”Ronin ‘ustasız, lidersiz samuray’ anlamına gelmektedir.”

Shogun’u bu şekilde anlattığıma bakmayın. Sistem onun tek başına yönetmesi üzerine kurulu değil aslında. Normal şartlarda yönetim tabakasının en üstünde yer alır İmparator. Hatta hem Osmanlılarda hemde eski Türk kavimlerinde gördüğümüz ”kut” yani ”devlet liderinin gücünü direkt olarak Tanrı’dan alması” durumu Japonya’da da geçerlidir. İmparator, “Shinto” inanışının lideri ve güneş tanrısı Amaterasu’nun soyundan gelmektedir. Devlet idaresinden sorumludur. Shogun’un asıl görevi imparatorun otoritesini Japonya’nın her köşesinde etkin kılmak ve tehdit altındayken korumaktır.

Orta Çağ Japonya’sı

1336’dan beri Ashikaga Shogunluğu (Muromachi Shogunate olarak da bilinir) hüküm sürmektedir. Shogun olmasına rağmen Ashikaga Klanı’nın, Japonya tarihinin en zayıf hükümetlerinden biri olduğu belirtilmektedir. Klan’ın, kendi rejimini destekleyecek çok az sayıda bölgesi vardır. Yönetimi genel anlamda klan prestijine ve klana bağlı olan daimyoların otoritesine bağlıdır.

Merkezi otorite zayıflığına rağmen Ashikaga Shogunluğu, 1573 yılında Oda Nobunaga, Edo’yu (günümüz Tokyo) alana kadar hüküm sürmüştür.

Ashikaga Shogunluğu’nun yönetimdeki başarısızlığı, klanlar arasındaki engellenemeyen savaşlar ve ekonomik kriz Ōnin Savaşı’na sebebiyet verdi ki, bu savaş “Sengoku Jidai” döneminin başlangıcı sayılmaktadır.

edited.jpg
Ōnin Savaşı yaklaşık 10 yıl daha devam edecek ve daha birçok unsuru bünyesine katacaktı. Artık Ashikaga Shogunluğu’nun otoritesi sallantıdaydı ve ülke iç savaşa sürüklenmişti. Birçok klan içerisinde 3 daimyo öne çıkıyordu ki bunlar Oda Nobunaga,Tokugawa Ieyasu ve Toyotomi Hideoshi’ydi. Bu üç daimyo ilerleyen zamanda shogunluk için savaşacaklardı.

Bu olaya Gekokujō adı verilecekti. Bunun anlamı ”astların üstlere karşı gelmesi, onları fethetmesi” anlamına geliyordu. Klanlar artık zayıf bir liderliği kabul etmiyor, tahtı elde etmek adına savaşıyorlardı.

Süregelen savaşlar sonrasında 1565’de dönemin Shogun’u Ashikaga Yoshiteru suikaste kurban gitmiştir. Bunu fırsat bilen Oda Nobunaga, Yosheritsu’nun kardeşi Yoshiaki’yi tahta geçirmiştir. Tahtta oturan Ashikaga Klanı’ndan biri olsa bile ipler Nobunaga’nın elindedir. Tam 8 sene sonra Nobunaga Kyotoyu (Shogunluğun merkezi -Japonca’sı bakufu-) kuşatacak ve elde edecektir. Japonya Oda Nobunaga’nın liderliği altında birleşecek iken generallerinden biri tarafından (Akechi Mitsuide) suikaste uğramıştır.

sko

Nobunaga’nın ölümünden sonra Toyotomi Hideoshi shogun olacaktı. Kendisi ashigaruların (piyade) içinden yükselen ve Nobunaga’nın en güvendiği komutanlarından biriydi. Belki de bundan dolayı diğer daimyolara kendisini kabul ettirip kendini Oda’nın varisi yapabilmeyi başarmıştı.

Kısa dönemlik hükümdarlığında iki kez Kore’ye karşı savaşacak ve ikisinden de pek bir çıkar sağlayamayacaktı. 1598’de, hükümdarlığının son günlerinde, geride liderlik etmeye uygun bir varis bırakamadığı için Japonya’nın en güçlü daimyolarını (Tokugawa,Maeda Toshiie,Ukita Hideie,Uesugi Kagekatsu ve Mori Terumoto) toplayacak ve bir konsül (Council of Five Regents) olarak yönetmelerini isteyecekti. En azından küçük oğlu Hideyori, yaşına gelene kadar.

Zorlu ve kısa bir barış dönemi ancak 1599’a kadar sürebilecektir. Sonrasında bir takım yüksek rütbeli kişiler, Tokugawa’yı Shogun’a karşı sadakatsiz olmakla suçlayacaktır. Bu olay sonrası ise dönemi kapatacak olan Sekigahara Savaşı yapılacak, Tokugawa ve doğudaki destekçileri kazanacaktır. Toyotomi rejiminin tam anlamıyla bitişi ise Tokugawa Ieyasu’nun Osaka’yı kuşatması ile son bulacaktır.

Tokugawa’nın shogun olmasıyla beraber, 1868 Meiji Restorasyonu’na kadar sürecek olan bir hükümdarlık başlayacak, Japonya Tokugawa Shogunate altında birleşecektir.

 

Reklamlar

One thought on “Sengoku Jidai – Burak Ertürk”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s