Apansız – Serdar Sevgi

Hiçbir doğal afet ben geliyorum dememiştir insanoğluna. Öyle bir şey işte gelişi! Tüm kalbini paramparça eden bir eda ile karşına çıkıverir. Zelzelelerin şiddetini ölçmeye Richter ölçekleri yetersiz kalırken, yeni saç tarzı ile kup kuru kalır ellerin onlara dokunamazken. Öyle bir gelişi vardır ki ilkbahar yağmuru dersin. Yüreğinde sağanaklar başlar. İçine akıttığın gözyaşlarında boğulmana dahi izin vermez güzel yüzü. Zaman durur. Saniye miskinliğe geçe, saliseler ağustos böceği kıvamındadır kurduğu cümleler karşısında. Bilmem kaç kelime ile konuşan Türk toplumunda yalayıp yuttuğun sayfalara rağmen gözlerinle ifade edersin hayranlığını. Gözlerin söyler ben seni seviyorum diye. Damağındaki kuraklıktır gitme deyişim. Ve sen görme diye diye titreyen ellerim bacaklarım şahittir doğal afet gibi gelişin karşısında çaresiz kalışıma. Abartmayı sevdiğimden dolayı aşırı içtiği sigaranın tahribatından olsa gerek gidişinle derin nefes alamadım normale dönmek için. Sen gittiğinden bugüne benim normallik ve anormallik gibi bir kavgam olmasa dahi, artık soğuk işlemez oldu bedenime. Uyku desen kısa aralıklarla vücut dinlendirme aracı. İçki; tekrarı sevmeyen ben ne zaman içsem senin kokunu duyarım, ne zaman kokunu duysam içerim! Uğruna hediye ettiğim o kadar dolunay var ki, her düşündüğümde başka bir sevimli oluyor. O kadar sevimli oluyor ki hatta bak o da yalnız diyorum. Rutin bir şey yapıyor diyorum. Bir yerden çıkıp bir yere gidiyor günlük düzenli olarak diyorum. Bazen işe yarıyor bunlar. Ama sırt ağrılarımı hiçbir zaman almıyor bu düşünceler. Terapistim söylemişti değersiz hissediyorsunuz kendinizi diye. Renk tonunu açtığın saçlarınla, kokuna yazdığım öyküyle, tüm insanlığa yetecek sevginle, tüm yaraları sarabilecek merhametinle, giydiği her şeyi kendine yakıştıran bir senin yokluğunla ne kadar değerli olabilirim ki ben? Kemoterapi sonrası olmayan saçlarınla bile sevgim şelale gibi akabilecek kadar ben sende iken, her şeyimi önüne koyup, bir o kadar da neden bu kadar daha her şeyim yok diyecek kadar fukara düşlere sahipken, almak istediğim hediyenin yanına başka kombinler düşünüp ve her defasında daha fazlalarını arka arkaya sıralama gereksinimi içimde hisseder iken. Ben kocaman bir sen yokluğunda iken gelip vuruyorsun. Deprem gibi. Deprem sonrası kıyısı okyanusa yakın Tsunami gibi. Sallanıyorum, boğuluyorum belki yok oluyorum ama koca bir senle gidiyorum. Çok bir şey de yazmamak gerekiyor aslında Sen İşte!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s