Eski Dünya Maymunları pt.2 – Süleyman Gürsel

 

İkinci bölüm : Kıyametin Peygamberi
“Cehennem, peygamberlerine inanmayanlar ile dolmakta. Kanınızın her bir damlası, ağlayan teniniz ve düşündüğünüz her bir düşünce. KÜL OLACAK! Baba. Beni duyuyorsan. Seni hayal kırıklığına uğratanları erit. Biz, buradaki kullarınız, senin sadık takipçileriniz. Sana sesleniyoruz.” Dedi Uzun beyaz saçlı adam. Buharkent’in üç büyük teknolojik kulesinin en büyüğünün avlusundan seslenerek.
Takipçileri o kadar fazlaydı ki “Özgar” ismi bütün yörede yankılanmaktaydı.

“ Ben, sizin yöneticiniz, biricik başkanınız, yol göstericiniz. Ben, Yedinci Özgurd! Size daha iyi bir hayat vereceğim. Kızıl gökyüzü buna şahit olsun.”

Çöllerin üzerindeki kızıl hakimiyetini kaybeden güneş, kanayarak yere düşmekteydi. Damarlarında gezinen mor renk bütün gökyüzüne zerk etmişti. Sıçrayan morluklar Özgurd’un yüzünün yarısını yalamış, ona korkutucu bir ifade bahşetmişti. Üç kere çalan alarmdan sonra dağılmaya başlayan halkını izleyen Özgurd, sol eli ile mikrofonu kapattı. Kendisinin üç katı büyüklüğündeki kapının açılması ile birlikte karanlığa adım attı.
Uzunca bir koridordan yürüdükten sonra kendi çalışma odasının kapısını usulca açtı. Büyükçe bir kitabın önünde durdu ve onu karıştırmaya başladı. Kitabın üzerindeki yazıdan da anlaşıldığı üzere dersine buradan çalışıyordu. Özgar’ın Kalkanı. Özgar kitabın kapağında, yemyeşil boyanmış ve elindeki meşale ile tasvir edilmişti. Karaçöl’ün başındaki heykel ile tıpatıp aynıydı.
Dörder parmaklı ellerini hızlıca ulaşmak istediği kâğıt parçalarının üzerinde gezdirdi. Üç yüz on dokuzuncu durakta indi. Tek kaldığı kalesinin, onun kendi klonunu üretiyormuşçasına onun sesini taklit edebileceği ve ona bu sesi tekrar ulaştırabileceği kadar yüksek sesle okumaya devam etti.

“ Kuzey’e gittim. Kuzey, suların üzerindeki büyük beyaz kumların evidir. Güney’e gittim. Güney, suların üzerindeki büyük beyaz kumların evidir. Buralar soğuktur. Maviliğin el fenerlerine gittim. Buralar sıcaktır. Ben, titrediğiniz soğuk, korktuğunuz karanlığım. Ben ısındığınız ateş, aradığınız aydınlığım.”

Gözlerinden süzülen yaşları buruşmuş elleri ile sildikten sonra odasından ayrıldı. Boş zamanlarını harcamayı sevdiği biricik terasına doğru yola koyuldu. Sallanan sandalyesine oturup çölün manzarasını çıkartacaktı ki biricik koruması Sinark’ın robotik sesi ile irkildi.

“Efendim. Rahatsız ediyorum ama beklediğiniz yabancı geldi. Şuan lobide izninizi bekliyor.”
“Tamam gelsin, bize biraz şarap ve et getir!” dedi Peygamber. Sandalyeye kalıplı bedenini özenle yığdı.
Uçsuz bucaksız tepelere bakarken ağzından şu sözcükler dökülmeye başladı.

“ Gezegenleri yutan kıyametin peygamberi, küçük bir gruba karşı çıkamıyor. Çok sevdiği Libertia’yı, kâfirlere teslim ediyor. Kumlar şahidim olun, ben eğer güçsüzsem. Karanlık şahidim ol, ben isyancıları yok edersem”

 Eski Dünya Maymunları – Süleyman Gürsel

( Eğer hikaye nerede başlıyor diyorsanız )

Reklamlar

Yayınlayan

pelargirlisidh

1996 yılında, üç katlı sobalı yuvasında, bir küçük çocuk doğmuş. Yaramaz mı yaramaz, iyi kalpli mi iyi kalpli olan bu çocuk, hayallerinin esiri olmuş. Sözlerini kelimelerle, duygularını notalarla bulmuş. Arkadaşlarının arasında pırlanta olarak adlandırılmış. Gördüğü güzel dünya, herkeste olduğu gibi kendisi de büyüdükçe küçülmüş gözünde. Eski anımsadığı dünyayı, sormakla bulmuş bu özünü. Nirvanasını sorgulamaktan vazgeçmiş, kelimelerle oynamış. Büyük bulduğu dünyasını küçük bir odaya sığdırmış. Şimdi karşınızda duruyor bu duygusal adam. Dinleyin sözlerini bulursunuz belki derman. Belki acıları tadarsınız özünüzdeki, Kaybolursunuz bu duygusalın karanlık dünyasında.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s