Ofis Fikşın – Yusuf Can Şengül

“Suzan Hanım geliyor lütfen toplantı salonundaki yerinizi alın Eren Bey” dedi ilk iş gününde tanışabildiği tek insan Damla Hanım. Kendisiyle tanıştığında genel müdürün sekreteriydi, birkaç saat içerisinde kademe atlayamayacağına göre sesindeki bu değişkenliğin sebebi neydi diye düşündü Eren. Emire yakın sert vurgularla söylemişti daha çok bir şikayet gibiydi hiç ricaya benzemiyordu. Toplantı salonuna gidene kadar bunları düşündü. Fakat burası daha önce çalıştığı yerlerden daha köklü bir şirketti ve ne bekliyordu ki daha ilk günden sekreterin sesindeki değişiklikten neyin analizini yapacaktı. Kapıdan girer girmez toplantı asistanı Papatya Hanım’ın yönlendirmesiyle masanın ortalarına doğru bir yerde sandalyeye oturdu. Çevresindeki herkes ellerindeki dosyaları karıştırıyordu. Sınav öncesi her şeyi ezberleyebilecek öğrenciler gibiydiler onun gözünde. Yanındaki beyefendiye eğilip “Kusura bakmayın bu telaşın sebebi toplantıda herkesin bir sunum yapması gerektiği için mi?” dedi. Adam gözlüklerini çıkardı, “Evet, bugün PR anlaşması yapmaya gelecek şirket için bir nevi araştırma yapmamız istenmişti, bireysel bir sunum yerine kümülatif bir konuşma şeklinde ilerleyecek bugün.” Sonra, “Siz yeni gelen metin yazarı olmalısınız” diye ekledi. Eren daha yeni işe başlamış birisi neden PR toplantısına davet edilir ki ya şimdi bir şey sorsalar ne yapacağım diye telaşla düşünceler içerisinde debelenirken “Evet, ismim Eren bugün başladım işe” dedi. “Murathan ben de memnun oldum başarılar diliyorum” Toplantı üzerine birkaç dakika yüzeysel konuşmaların ardından CEO Suzan Hanım, toplantı salonunu adeta şereflendirdi. Kaliteli elbiseler, bembeyaz ten, kestane rengi saç, sanki daha önce hiç kullanılmamış dosyalar, Eren’in beklediği CEO bu kadar kadınsı bir şey değildi anlaşılan. Hafif tombik zevksiz giyinen ancak parasından dolayı kallavi bir adamla karşılaşmayı bekliyordu, şaşırdı. Konuklar da gelince can sıkıcı olmasından başka bir niteliği olmayan toplantı başladı, yaklaşık 2 saat sonra nihayet bitti. Eren toplantı biter bitmez kendi salonuna doğru yola koyuldu. Birisinden rica etmeyi istemediği için, ofisteki kahve makinesinin nasıl kullanıldığını internetten öğrendi ve gidip kendine bir kahve yaptı. Kahvesini yudumlarken yan masasındaki kadın, sabit hattan Onur diye seslendiği adamı aradı ve bir bardak mocha istedi. Eren kadına dönerek “Pardon, kahvemi kendim yaptığım için soruyorum ofiste çaycı mı var?” Kadın “Merhaba ben Jülide, evet bir hot drinks servisatörümüz var.” “Ben de Eren, metin yazarıyım reklamlar için, bugün başladım.” “Metin yazarlığı bölümünde bir masada oturmandan belli” dedi kadın gülümseyerek. Eren ofis jargonu galiba pasif agresif şakalar yapmak diye düşünürken ona verilen işleri yapmaya başladı. Sıkılmaya başladığı anda bilgisayar ekranında bir ileti gördü. “Eren Bey, CEO’nun odasına bekleniyorsunuz.” Eren hızlı adımlarla odaya doğru ilerlemeye başladı. Kapının önüne geldiğinde sekreter Fulya Hanım Eren’i içeri yönlendirdi. Tüm konuşma şirketteki işleyiş ile alakalıydı ve kendi iş tanımının sınırlarını öğrenmiş oldu. Eren CEO’nun odasından çıktıktan sonra ne kadar tatlı bir patron diye düşündü ve salonuna gitti. Eşyalarını toparlayıp mesai saatinin bitmesini bekledi 3 dakika kadar. 3 dakika sonra kalktı sandalyesinden ve asansöre doğru ilerledi. Arabasının otoparkın kaçıncı katında olduğunu telefonuna not etmişti, baktı ve asansördeki O2 butonuna bastı. Asansör Japonya metrosu gibiydi nihayet kalabalıktan kurtulup arabasına doğru özgürce yürümeye başladı. Otoparkın çıkış kapısının önündeki rampada tuzak var mı diye kontrol edip arabasına bindi. “İyi bakalım metin yazarı Eren Bey hayırlı olsun” dedi kendi kendine. Arabayı sürmeye başladı. Çıkış kapısındaki rampayı çıkmak için vitesi bire aldı haliyle araba kendini ileri doğru hızla savurdu. Eren birkaç saniye süren hızlanmayla bir anda arabanın önüne fırlayan birisini ezdi. “Lan! O neydi? Lan Allah belamı versin neydi o?” Arabadan süratle indi, eli ayağı titriyordu. Ezdiği kadın CEO’suydu. 1 kaç saniye sonra CEO’nun kaçtığı takım elbiseli adam tarafından vuruldu. Mermi kafa tasına isabet etmişti, Arabanın sol tarafına doğru düştü.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s