İyisiyle Kötüsüyle Çirkin bir Zeytin Hikayesi – Burak Ertürk

Havada bir ağırlık vardı. Hem de bir süredir. Toksik hava soluyan ikilimiz, öksürüklere aldırmaksızın dayanıyorlardı. Hatta biri durumu bayağı içselleştirip dövmesini yapmıştı. Eh, komik çocuk tabii. Dramatik anlatım yapmadan anlatamıyor derdini. Ah, yavrum …
Her neyse, ulan bu ağır hava neyden, nereden geliyor derken bir şeyi fark ediyor ikilimiz. Ne zaman bu hava yoğunlaşsa bir yerlerden zeytin çekirdekleri dökülmeye başlıyor. Masanın üzerinden, altından, sağından ve solundan olmak üzere her yerden zeytin çekirdekleri dökülüyordu. Daha da ilginç olanı zeytin çekirdeklerine ne zaman dokunsak sahiplik belirtiyorlardı. “O benim, onu ben getirdim” falan diye. Zeytin çekirdeğisin oğlum sen, ne sahipliği!? O şaşkınlık içerisinde biz de ne yapalım derken bizim olmayan döşeklerimizi üstüne örttük çekirdeklerin. Bak, hala bağırıyor. Utanmasa üretim araçlarını ele geçirecek pezevenk!
Bu şaşkınlık uyandıran hadisenin ardından ikilimiz, nefes almanın gittikçe zorlaştığı ortamda bu soruna çözüm bulmaya çalışırlar. Nasıl bir meretse havadaki, gaz maskesi işlemiyor yahu! Velhasıl kelam, çaresizce düşünürken ikiliden bir tanesi “ ya ikinci, şu hiç kullanmadığımız jelatini mi kullansak acaba?” der. Artık o nasıl bir tespitse üstat, ikili başlar kendini jelatinle sarmaya. Tam böyle işleri bitmek üzereyken kim geliyor biliyor musunuz? Yeşil zeytin çekirdeği! Yok efendim neymiş, siyah zeytin rüyasında ikiliden birinin yeşil zeytin dişlediğini görmüş. Hatta bu şahıs o kadar utanmazmış ki, ekşi ekşi olan yeşil zeytin suyunu bile içmiş. İşte efenim yine aynı şahıs tam yeşil zeytini kürdana geçirmiş martinisine bandırıyormuş ki siyah zeytin çekirdeği uyanmış. Zeytindir, zeytinlik halidir dedi ikili şaşkın bir şekilde ve uzaklaştı çekici yeşil zeytin çekirdeğinden.
Hayır bir de bu siyah zeytin çekirdeği huzursuzlanınca bilumum tüm tanıdıklarını çağırıyormuş meğerse. Siyah olmak üzere büyük zeytin, küçük zeytin, egoist zeytin, dallı zeytin, budaklı zeytin derken küçük bir Ege kasabasını oluşturacak kadar çekirdek doluyordu bir anda etraf. Hepsi ona destek verdiğinden ötürü karşısındaki zeytini kişilik karmaşasına sokturuyormuş. Hani biberini dışarı çıkaran cinsten. Düşün ki yeşil zeytin çekirdeği için neler yapar.
Oysa bu kadar tantanaya gerek yoktu. Hesap kitap sonucu ortaya çıkan %70’lik payı önemseyen yoktu çünkü. Zeytin, peynir, ekmek üçlüsü olabilecekken siyah zeytin çekirdeği ve zeytin sevmeyen ikili olarak kaldık. Olmuş ile ölmüşe çare yok belki ama içimdeki nüktedanlık bambaşka. Hem parodinin günahı olmaz, öyle değil mi?
Gitmeden önce sevdiğim bir dörtlüğü bize uyarlayıp yazıyorum sevgili siyah zetin çekirdeği, hazır mısın?

 

“Yalın ayak başı kabak gezdik eksilerde devrem
Kimi yeşil, kimi siyah kimi toksiktir alenen
Ünvanın zeytindir ama diyelim bari badem
Ver sokayım %70’ine hediye olurdu madem”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s