Eğitim Üzerine – Furkan Akbaş

Kant’a göre eğitime ihtiyaç duyan tek varlık insandır. İnsanın eğitimi genel bir tanım olsa da Kant bunu ahlaki terbiye, fiziksel bakım ve sosyal olarak talim ve terbiye başlıklarına ayırarak bir bütün olarak sunar. Bu kitap, Kant’ın insan eğitiminin ne anlama geldiğini, nasıl olması gerektiğini ve neden bu şekilde olması gerektiğini kendi bakış açısıyla bu başlıklardan yola çıkarak bir kılavuz olarak okuyucuya anlatıyor.
İnsan doğumundan itibaren fiziksel bir bakıma, gözetime ve bunun yanında eğitime ihtiyaç duyar. İşte bu eğitim aşamasında da disiplin, terbiye ve öğretim kavramları öne çıkar. Özellikle disiplin ve terbiye kavramları kitapta görebileceğimiz ve üstünde durulan en önemli unsurlardan biridir. Kant bunu kendi eğitim görüşünde sıkça belirtir ve eğitimin disiplinli bir şekilde gerçekleşmesini savunur. Fakat disiplin dediğimizde anladığımız kavram çok önemlidir çünkü Kant, bu kitapta eğitimde disiplini “itaatsizliği dizginlemek” olarak tanımlar. Eğitim sırasında bu unsurun muhakkak olmasını savunur ve insanın disipline boyun eğdirilmesi gerektiğini belirtir. Böylelikle eğitim sürecinde istenmeyen davranışlar meydana gelmeyecektir ya da istenmeyen davranışlar engellenecektir.
Günümüzde eğitimin tanımını yaparken de ve eğitimin nasıl olması gerektiğini tartışırken de aslında “istendik yönde” olması gerektiğini belirtiyoruz ve istenmeyen davranışlardan kaçınmayı hedef alıyoruz. Çünkü hedeflenenin aksine, talim ve terbiyeden yoksun bir insan hukuki ve ahlaki kuralları, toplumsal normları tanımaz ve bunlara uymaz. Zaten temelinde insanı ve hayvanı birbirinden ayıran en önemli özelliklerden biri ahlak ve terbiyedir. Bu durum eğitimin eksikliğinden çok daha kötü ve olumsuz bir durumu oluşturur ve topluma daha çok zarar verir. Eğitim/öğretimi eksik insan daha sonradan bu kavramların kapsadığı ögeleri edinebilir ya da öğrenebilir fakat ahlaki eğitimini tamamlamamış insan bu eksiği daha sonradan telafi edemez. Kant’ın, ahlaki eğitimin ve disiplinin erken yaşlarda verilmesi gerektiğini savunmasının sebeplerinden biri de aslında bu durumdur.
Diğer bir husus olarak Kant, bu kitapta eğitimin insana bir kültür katması gerektiğini savunur. Çünkü Kant’a göre kültür eğitimi ve öğretimi içine alır. Bu çok doğru bir gerçektir çünkü eğitim ve kültür kavramları birbiriyle çok ilişkilidir. Kültürün tanımını yapmamız gerekirse kısaca kültür insanın maddi ve manevi değerler bütünüdür. Bu değerler insana ancak formal ya da informal eğitimle aktarılır. Bu yüzden Kant, eğitimin insanı kültürle donatması gerektiğini düşünür.
Kitapta ayrıca eğitimin bir süreç olduğu belirtiliyor. Kant, bu süreçte çocuğun korunup kollanması ve büyürken ahlaki terbiye kazanması gerektiğini vurguluyor. Burada Kant’ın bakış açısına göre disiplinin rolü büyük çünkü disiplin ile hatalardan kaçınılır ve hatalar düzeltilir. Toplum içinde bir yer edinmek ve bir topluma ait olmak için insan o toplumun kültürü ve değerleriyle büyümeli fakat bu kültür aktarımı sürecinde insan disiplin çerçevesi içinde özgür bırakılmalıdır. Kant çocuğun özgür bir şekilde büyümesi gerektiğini savunur ve çocuğun her zaman özgürlük kavramının bilincinde olması gerektiğini bilmesini ister, fakat diğerlerinin özgürlüğüne engel olmaması gerektiğinin de altını çizer. Bu, ahlaki eğitimin de önemli bir parçasıdır. Bu yüzden eğitimde istenmeyen davranışlardan kaçınmak için eğitimde önemini bir kez daha vurgular.
Eğitim şüphesiz bir sanattır ve bu sanat iyi sanatçılara bırakılmalıdır. Bunun sebebi, mükemmel toplumları oluşturmada en önemli unsurun eğitim olmasından kaynaklanır. Eğitimin bir süreç olduğundan bahsettiğimiz gibi, bu sürecin ve eğitim kavramının kapsadığı öğelerin de mükemmelleştirilmesi ve zamanla iyileştirilip daha da düzeltilmesi gerekir. Bu iyileştirme süreci tabi ki uzundur. Örneğin, eğitimin kalitesini ölçmek ve toplum genelinde gözlemlemek istediğimizde, öğrenciyi yıllar süren bir eğitim sonunda çıktı olarak topluma sunarız ve bu şekilde elde edilen çıktıları değerlendiririz. Ardından eksiklerimizi görüp, sistemimizde düzeltip yeni nesilde geliştirilmiş halde tekrar bir eğitim verir ve yıllar sonra yeni çıktılar elde ederiz. Temel olarak eğitimi geliştirmek ve iyileştirmek nesiller boyu tekrar ve düzeltmekle mümkündür ve bunu sadece ve sadece işini bilen insanlar gerçekleştirebilir çünkü kötü bir eğitim almış insan bir diğer nesli eğitirken kendi yanlışlarını ve hatalarını tekrar yapacaktır. Bu yüzden eğitim, eğitimli insanlara bırakılması gereken değerli bir sanattır.
Kısaca Kant, bu kitabında bize eğitimin nasıl olması gerektiğini, neden verilmesi gerektiğini, ebeveynlerin ve yöneticilerin nasıl bir eğitim anlayışıyla çocuklara yaklaşması gerektiğini anlatırken bu eğitim sürecinde ahlakın ve disiplinin önemini kendi felsefi düşünceleri eşliğinde anlatır. Daha iyi olmaya gidecek olan bir toplumun yolu daima daha iyiye giden bir eğitimden geçer ve daha iyi bir eğitim her zaman iyi eğitimli insanların elindedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s