? – Miraç Meriç Ayal

Şöyle biraz karalayayım diyorum ama nasıl? Nasılını bulamadığım için öylece yazıyorum şu an. Hoca da anlatamıyor zaten. Ülkede İngilizce bölüm dersi yalan. Mıy mıy mıy. Take this and put it right there then divide it to this through this so you should get this. What is this hocam? “This,” ne anlamadım ki elinle gösteriyorsun tahtada. Evde ne yemek var diye düşündüğün çok belli bizi yeme burada hoca. Ders anlatmak gibi bir derdin yok, aşikar da izah istemiyor. Bodoslama yazıyorum ama samimiyet der yediririz. Zamanede iyi para samimiyet talebi var piyasası yok. Bu durum için Okan Bayülgen ile siyasilere teşekkür ediyoruz. Hocanın sabahtan beri (H1Z1) dediğinin (epsilon zero) olduğunu yeni anladım. Hay ismini kulağına fısıldayanın senin! Yahu ben buraya bir şey konuşmaya geldim. Boş adam değilim ben. Bir şey konuşacağım. Otur. İşte, doğduk büyüdük hatta şuan üniversite çatısı altında vasat altı bir hocadan Fizik 2 bile alıyoruz. 20 yıl geçmiş gerçi 20 yıl nedir ki, bilmem kaç milyar yıl yaşında evren var. Olduğun yerden başlayıp geri geri gittiğinde milyar üzeri milyar yapan sonsuzluk gibi soyut bir kavrama çıkıyor yol. İnsan ister istemez soruyor bütün bunlar neden var? Rasim Ozan neden var? Trump başkan mı seçilmiş? Bütün bu rastgelelik içinde aptalca soruları sormaya ehliyetli oluyor herkes. Şu hoca gene dikkatimi dağıttı. Bu sana son ikazım efendi yoksa fena söver maneviyatını sarsarım pezevenk seni. Bunca şey neden var? Bir amacı var mı? Bunlar üzerine otur düşün ömrün boyu, hiç bir yere de varama, güzel uğraştır nihayetinde. Tarihte çıkıp bu sorulara cevabı olduğunu söyleyen şahsiyetler var. Hele bazıları çok büyük kitlelere ulaşmışlar. Bu kişileri de demelerine göre tanrı seçmiş. Türkümün bitişi ile sigaramı aynı ana denk getirdim fakat bizi gereksiz ayrıntılarla yorma Miraç. Peygamberler. Bu insanlar inanç dedikleri sistemler getirdiler ve bu sistemler insanların altında ezildikleri sorulara cevap niteliği taşımakta, davranışları belirlemekte sınırlar çizmekte ve uyum sağlamakta. Etkili ve faydalı. Acaba dinler olmasaydı medeniyet kurabilir miydik soru işareti? Baya soru işareti geleceğini tahmin ettim.  Bir kişi aracılığı ile bu kadar büyük sonuçlara sebep olabilen bir sisteme insan inanmak eğilimi gösteriyor. İnsan derken kendimden yola çıktım yani ben gösteriyorum. Lakin öyle bir sistem ki bütünüyle kabul edilmek zorunda aksi takdirde sizi sınırları dışına atıyor. Bu durumda kafanızda oluşan en ufak bir şüphe sizi büyük bir yükün altına sokuyor özellikle dininizi seçmeden o dinin içinde doğmuşsanız tek bir soru işareti sizi, o güne kadar inandığınız tüm değerleri gözden geçirmek zorunda bırakarak üzerinde bulunduğunuz zemini tümüyle altınızdan çekiyor. Hâlbuki olduğu gibi alıp üzerine düşünme derdinden kurtulmak büyük bir lüks iken küçük bir kıvılcımla alev alan ormanı söndürmeye çalışırken buluyorsunuz kendinizi.  İslam’a göre Hz. Muhammed’e inanmayanlar ebedi bir ceza ile cezalandırılacaktır. Benim kafamı kurcalayan iki nokta var bu hükümde. Birincisi inanma zorunluluğu. Bize bu ilahi sistemlerden bahseden kişiler tebliğlerini bundan 1500 öteki 2000 ondan önceki 2500 yıl önce yapmışlar. Bizim vazifemiz de yüzlere yıl evvel bahis olunmuşlardan doğru olanına teslim olmak. 1500-2000-2500’leri “bold” yapalım abi. Bu seçimin çok isabetli olmak zorunda oluşu bir insanı aşmıyor mu? Velev ki bu günkü bilgi birikim ile kozmosun tüm ihtimalleri kucaklayabilen bir büyüklüğü olduğunun bilincindeyiz. İnsanın bu evrende bir amaç içinde olmadığına ve kozmik bir kaza sonucu var olduğuna inanmasını engelleyen pek bir şey yok, çok pesimist bir tuval olması dışında. Demem o ki sorularla ve olabilirler ile dolu, puslu bir havada vereceğiniz yanlış karar sizi ebedi bir cezaya çarptıracak. Ve bu seçimde zekanın ve kültürel birikiminde çok önemli bir rol oynadığı aşikar. Bahsettiğim bu iki etken de herkeste eşit bulunmuyor. Geleyim ikinci meseleye. Ebediyyen cezalandırılmaya. 10 yıl 1000 yıl bir odaya kapatılabilirsin, yediğin haltın büyüklüğüne göre ama ebediyete kadar yanmayı bir can nasıl hak edebilir? Tahayyül sınırlarını zorlayan bir acımasızlık değil mi bu? Hayatı boyunca etik değerlerle yaşayan bir inançsız ebediyete mahkum edilirken yemediği pislik kalmayan bir inananın yatıp çıkması benim adalet ile ilgilenen korteksime ağrılar sokuyor. Anlayamadığımız bir şeyler mi var yoksa bahsedilenler göründükleri gibi mi? Anlayamadığım şeylerin olduğunu umarak aramaya devam etmek gerek. Peygamberi yoldan çıkanlara yol göstermek için yollayan yaradan keşke bize de öyle bir güzellik yapsaydı çünkü yoldan çıkıyoruz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s