Önerdim Gitti – Burak Ertürk

Ben büyük bir fantezi hikayeleri hayranıyım. Gün içerisinde sağ elimde taşıdığım kılıcım ile yeri gelir Orta Dünya’nın yeşil tonları arasında dolaşırken, yeri gelir Metro’nun karanlık tünelleri içerisinde hayatta kalmak için hava filtresi aradığımı hayal ederim. Gerçekliğin gülünç ciddiliğini alan bu yöntem sayesinde çok yer gördüm ve gezdim. Birçok insanın hikayesini dinlerken birçoğunun kabını doldurdum. Bazen ise benimkini doldurmalarına izin verdim. Ateş başında çamur tadında bir cüce birası içtim, büyücüler ile büyü etiği üzerine tartıştım, kılıcımın tamir fiyatını kabartan bir demirci ile kavga ettim. Bunlara doyduğum da ise pılımı pırtımı toplayıp yeni bir diyara yol aldım. Bu yeni diyarda doldurduğum kabı, Witcher kitaplarını önereceğim size bu yazımda.

 

Ne okudum – Witcher 1-2-3-4 (Son Dilek – Kader Kılıcı – Elflerin Kanı-Nefret Çağı)

 

The-Witcher-3-.jpg

 

Kürelerin Birleşimi(Conjuction of Spheres) adlı olayın vuku bulmasının ardından doğacak olan büyü ve bunun beraberinde getirdiği büyülü yaratıklar dünyada bulunan Elf, İnsan ve Cüce gibi ırklara tehdit oluşturacaktır. Bu tehdidin üstesinden gelmek adına üretilecek olan Witcher adlı mutantlar, para karşılığı bu yaratıkları öldürmek için, kendi öğretileri The Path (Yol) adı altında göçebe yaratık avcıları olacaklardır. Kitabımız bu yaratık avcılarından biri olan Geralt of Rivia (Rivyalı Geralt), namı diğer Butcher of Blaviken’ın (Blaviken Kasabı), hikayesini konu almakta.

Kitabın yazarı Sapkowski, Game of Thrones yazarı George R. Martin ve Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı Tolkien gibi büyük isimlerin arasında anılmaya çoktan başlandı bile. Polonyalı yazarın kitabını asıl ünlü yapan şey CD Projeckt Red adlı firmanın aynı isimle çıkardığı oyun olsa da, yazmış olduğu külliyat ile beraber mükemmel bir iş başarmış olduğunu söyleyebilirim. Ki daha 3 kitabını okudum. Araştırma sonucunda öğrendiğime göre toplamda 8 kitap olduğundan bahsediliyor. Yani karnımı tıka basa doldurabileceğim bir dünya daha şeker!

Ayrıca onursal bahis olarak geçmek istediğim bir nokta ise Pegasus yayınlarının çeviri konusunda çıkarmış olduğu iş. Ellerinize sağlık yahu! Çok memnun kaldım Türkçe çeviriden.

 

Ne dinledim – Hey Douglas / Guilhem Desq

Popüler eleştirinin aksine hemen her alanda gerçekleşen modernleşme çabası her zaman için kötü olmuyor. Özellikle müzik alanında işin ehli insanlar bu işi daha da güzel yapıyorlar. Sizlere bahsedecek olduğum bu iki isim tam olarak dediğim tanıma uyuyorlar. İşinin ehli fakat çok adı şanı duyulmayan kimseler. Belki de kalitenin göstergelerinden biridir bu, kim bilir.

“VeYasin” isimli rapçi/prodüktörün elinden çıkma Hey! Douglas, underground evreninde adından sıkça bahsettiren bir isim. Peki Hey! Douglas’ın tam olarak başarısı nedir ki ünlü olmuş? Kült haline gelmiş ne kadar şarkı-türkü varsa yeniden yorumlamış kendileri. Hem de nasıl yorumlama. Hatta tam olarak şöyle bir yorumlama.

 

 

Elektronik müzik seversiniz sevmezsiniz orasını bilemem fakat başarılı olduğunu bahsederek yiğidi öldürüp hakkını vermek istiyorum. Hem ben de sevmezdim normalde. Ta ki Hey Douglas’a kadar.

Guilhem Desq ise tamamen ayrı bir konu. Hurdy gurdy isimli Orta Çağ’dan kalma antika bir müzik aleti kullanarak müziğini icra eden Guilhem, kendi işlerini YouTube üzerinden yayınlayan bir müzisyen. Enstrümanın kendisiyle özel olarak ilgilendiğimden ötürü kendilerini uzunca bir süredir takip ederim fakat bir süreliğine bakınmıyordum. Yakın zaman içerisinde çıkarmış olduğu yeni single ile kendini hatırlatmış oldu, ben de yazımda yer vermeden edemedim.

 

 

Ne izledim – House M.D

 

Aslında konseptine yıllardır aşina olduğumuz (veya maruz bırakıldığımız?) bir dizi bu. House adlı doktor ve üç kişilik ekibinin kendilerine gelen vakalar ile nasıl başa çıktığı üzerine gelişiyor olaylar. Türk versiyonu olan Doktorlar dizisinden farkı ise sırayla herkesin Ela karakterine aşık olmaması olduğunu söyleyebilirim. Sürekli bir melodrama içerisinde dönüp dolaşmaktan ziyade teknik bir ağız kullanılarak ilginç hastalıklar üzerinden bir devamlılık yaratılmış dizide. Tabii bundan ayrı olarak ilerleyen bir House hikayesi de mevcut.

tenor.gif

(Sekiz saniyeliğine umursadım, sonrasında dikkatım dağıldı)

Daha dördüncü sezonda olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki senaristler doktorun kendisi hakkında oldukça ağzı sıkılar. Karakteri tanıdıkça onun hakkında bir şeyler öğrenme isteğiniz artıyor fakat verilen bilgi birkaç kırıntıdan ibaret oluyor. Ki karakter ilgi çekici. Tam bir baş belası olmasına rağmen.

Hani sizi bilemiyorum ama ben House gibi tipler tanıdığım için hoşuma gitti kendileri. İşi üzerindeki yetkinliğinden ötürü kibirli olan ve duygusallığını göstermeyen tipleme. Üzerine travmatik bir yara ekleyin, fiziksel bir yara. Derinlerde yatan duygusallığın üzerine biraz gizemli bir hava eklediniz mi 2000 yılından sonraki tüm dizileri içine alan bir janra yaratmış oluyorsunuz! House ise bunlardan farklı değil. 2004’ten 2012’ye kadar süren bir diziden bahsediyoruz sonuçta.

housev5.gif

(House ve tek arkadaşı Dr. James Wilson. House burada “Sonlandırmadığın tek ilişki benle olan” diyor.)

Dizinin güzel yanlarından biri ise birkaç yan karakter o kadar güzel yedirilmiş ki diziye onları sürekli görmek istiyorsunuz. Fakat aynı House’da yapıldığı gibi onları veya onların hikayelerini anlatma konusunda yine eli sıkı davranılıyor. Sanırım bu şekilde devamlılığı sağlamayı amaçlamışlar. Başarmışlar da zira.

En başarılı medikal dramalardan biri sayılan House M.D, çerez olarak izlenebilecek bir dizi. Hem karakteri canlandıran Hugh Laurie, tek kişilik dev bir kadro gibi davranıyor. Sırf onu izlemek veya tanımıyorsanız tanışmak için gayet iyi bir fırsat. Şimdiden iyi seyirler dilerim efenim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s